Ayrılık da yakışırdı bize / EMRAH AKSOY

emrah-aksoy-3.jpg

Olsaydık birbirimizin,
Ayrılık da yakışırdı bize.
Görülmemiş bir ayrılık olurdu bizimkisi...
Ben yağmurlu bir günde taşlarda
Tepesi üçgen biriketlerle hapsedilmiş zifiri yatakta uyurdum.
Sen karlı bir bayram sabahı
Gözyaşınla ıslanmış karanfillerle süslerdin mezarımı.
Uyanırdım...
Başım çarpsa da mezar taşına,
Cesedimden de feragat ederdim.
Her şey gibi...
Görülmemiş bir vuslata şahit olacaktı
Yüzyıllar önce toprağa satılmış cesetler...
Genç yaşta yer altına mahkûm edilmişler kıskanacaktı.
Sırıtan ve çocukları tarafından
İçinden zılgıtlarda saklı ağıtlarla...
Sonsuzluğa hediye edilmiş
Terk edilen yaşlılar şahit olacaktı.
Henüz konuşamayan,
Anne şefkatinden yoksun,
Sıcak kucağından çekip alınan
Soğuk bedenleriyle birlikte
Rruhlarının da Rahman'a emanet edilen
Bebek çocuklar tebessüm edeceklerdi.
Ruhum morarmış dudaklarına sıcak bir buse hediye edecekti...
Dilinden dökülen Elham'a cevap olarak.
Olsaydık birbirimizin,
Ayrılık da yakışırdı bize...
Görülmemiş bir ayrılık olurdu bizimkisi.
Hiçbir zaman olmadın,
Olmayışının hayalinden öptüm...

Önceki ve Sonraki Yazılar